Taze Taze!

Genç bir Müzik Prodüktörünün kaleminden Müzik Piyasası’nın yeni devri.

ShareÇok Yakında.. Piyasanın Başlangıcı;Evrimleri ve şu anki halini az çok biliyoruz; Peki bundan 10 sene sonra müzik piyasası ve devler nerede olacak? Dünya’daki müzik satışlarındaki Çöküş devam edecek mi? Türkiye’deki ”sözde” müzik Daha Fazla..

Nürnberg Konserimizden (Tan Taşçı Almanya Turnesi)

ShareYine zorlu bir sabah yolculuğu bizi bekliyor;Ne olur olmaz diye biraz daha erken havalimanında oluyorum ( bir önceki konserde ucağı kaçırdığım için daha dikkatliyim artık Grubun Klavyecisi Alican ”Pan” Genç,Perkusyonist Koray ”Kabasakal” Daha Fazla..

Barış Sarıdede ”Unut Unutabilirsen” Video Klibi yayında!

ShareÖncelikle sosyal medya platformlarında yer alacak şarkının klibi,daha sonra televizyonlarda da yayınlanmaya devam edecek. İşte Barış Sarıdede’yi sizlerle tanıştıracak ilk video çalışması.. Unut Unutabilirsen.. Daha Fazla..

Müzik Zor Zanaat-MIŞ!

ShareHer zaman taksiye bindiğimiz zaman müzisyen olduğumuz anlayan taksici abi veya amca veya kardeş,her kimse ; - Sizin işte kıyak iş valla;Ne güzel hem çalıyonuz,hem üstüne para alıyonuz!der ya,işte o anda sende Daha Fazla..

EMI Satıldı!

Share İngiliz müzik yapım ve yayın şirketi Electric and Musical Industries (EMI), iki parça halinde 4,1 milyar dolara satıldı. Amerikalı Citigroup’a ait EMI’nın müzik yapım bölümünü, müzik, televizyon, telekomünikasyon ve internet sektöründe Daha Fazla..

Genç bir Müzik Prodüktörünün kaleminden Müzik Piyasası’nın yeni devri.

Çok Yakında..

Piyasanın Başlangıcı;Evrimleri ve şu anki halini az çok biliyoruz;
Peki bundan 10 sene sonra müzik piyasası ve devler nerede olacak?
Dünya’daki müzik satışlarındaki Çöküş devam edecek mi?
Türkiye’deki ”sözde” müzik endustrisi Dünya içinde önemli bir yerde mi?Sanatçılar ve gruplar neden kendi albümlerinin finansmanını sağlamak zorundalar?
Türkiye’de müzik ve satışlar nereye gidiyor?
Mass Media dediğimiz Cd,DVD vs. elemanlar tarih olacak mı?
Plaklar devirlerini bitirmelerine rağmen neden hızla ilgi alanı olmaya başladı?
Neden Tarım Çağındaki gelişmelere geri döneceğiz??
Bu ve benzeri tüm soruların yanıtlar;Yakında..

Sertaç Ekiz araştırdı,deneyimlerini ve öngörülerini yazdı..

 

Nürnberg Konserimizden (Tan Taşçı Almanya Turnesi)

Yine zorlu bir sabah yolculuğu bizi bekliyor;Ne olur olmaz diye biraz daha erken havalimanında oluyorum ( bir önceki konserde ucağı kaçırdığım için daha dikkatliyim artık :) Grubun Klavyecisi Alican ”Pan” Genç,Perkusyonist Koray ”Kabasakal” Ural ve Davulcu Talat ”Roberto” Oflaz ile buluşup,Starbucks’da günün ilk kahvelerini alıyoruz.

Yine konudan kopunca,ucağı kaçırmanın eşiğine geliyoruz,binbir takla ile zorla uçağı yakalıyoruz;bu nedense bizimiçin önemli bir rituel,Bu olmadan uçamıyoruz sanırım :)

Neyse,2 uçaktayız,THY’nın TK1503 Nürberg uçuşu ile,10 civarında Almanya’ya varıyoruz;varışta bizi terkedilmiş bir şehir bekliyor;Bunun nedenini daha sonra X-mas (Yılbaşı öncesi tatili) olduğunu anlayınca jeton düşüyor.

Clup Şahmat görevlilerince;önce yemek yemeye gidiyoruz,daha sonra ise soundcheck için clup WON’a geçiyoruz;Clup WON ilk gözlemlerime dayanırsak,aslında Tekirdağ veya benzeri yerlerdeki eski yazlık kluplere benziyor.Tren garına yakın,rayların hemen bitişiğinde kuluplerin oluşturduğu bir sıra var;onun hemen ilk yada ikinci kulubu.Dediğim gibi havadasoguk olunca pek sempatik gelmedi gözüme,ama aksam tamamen değişiyor mekan.

Uzun bir soundcheck sonrasında,otelimiz olan Hotel One’a gidip hazırlanıyoruz;Hotel One Avrupa’da çok ünlü bir oteller grubu,Lobisi güzel ama odaları ancak iki yıldızlık konfora sahip günlük konaklama için ideal diyebiliriz.

Yaklaşık 2000 kişinin bizi beklediğini düşünürsek,Aslında Nürnberg oldukça gece hayatını seven bir şehir diyebiliriz;Çogunlukla Playback mantığında konserler yapılan mekanda,organizatörümüz bunun bir rekor oldugunu söyleyip duruyor.Mekan gerçekten hınca hınç dolu.Bu Konserde kadromuz Gitarlarda Okan Akı,Davulda Talat Oflaz,Perküsyonda Koray Ural,Keyboard’da Alican Genç,Saksafonda Emre Öztürk ve Bas Gitarda bendeniz,Sertaç Ekiz’den oluşuyordu.Yukarıda dediğim gibi kötü bir ses sistemine rağmen oldukça eğlendik,ve güzel bir konser oldu.

2 saatlik performans  sonrasında;otelimize geri dönüp;Ülkemize doğru yola çıkmak için hazırlanıyoruz.THY’nin TK 1506 uçuş ile Nürnberg’den İstanbul’a güzel bir yolculuk yapıyoruz ve İstanbul Havalimanında grup üyeleri ile vedalaşıyoruz.

Şimdi asıl konulara gelelim;herkesin hobileri vardır;Benim en önemli hobim;2.Dünya Savaşı Almanyasıdır.bunun nedenini bilmiyorum ama 2.Dünya Savaşı ile ilgili hemen hemen tüm filmleri,belgeselleri izlemişimdir;İnternetten titiz bir gazeteci edası ile yaptığım 2.Dünya Savaşında Almanya,Hitler v.b konularıda sanırım birkaç ansiklopedi cildi bilgi birikimi sahibi etmiştir beni.

Şimdi bu yazıyı okuyanlar (kafada dazlak olunca) beni Nasyonalist Parti veya Nazi sempatizanı sanmasınlar fakat,Hitler ve Almanya 2..Dünya Savaşı Döneminde Dünya’yı gerçek anlamda değiştirecek hareketler yapmışlardır.Yahudilere karşı tutumundan bahsetmiyorum,Tıp,Sanayi ve Teknolojideciddi devrimler 2.Dünya Savaşında başlamıştır;(Hitler Reich Dönemi) Aslında şu anda Krupps,Daimler,Wv gibi birçok marka Hitler desteklidir.

Neyse konu dağılmasın,Nürnberg’e dönüyorum.

Nürnberg’da Nazi Almanyası ile ilgil iki önemli yere gittik,bunlardan biri,Onların bir çeşit sosyal tesis veya toplanma yeri gibi kullandıkları,Özel toplantıların yapıldığı,bir çeşit oval bir alan,aslında tam adlandıramadım ama ortası boş,(yüksek ihtimal beton dökülmeden önce,çim olabilir) etrafında odalar olan,otel mantığında bir yer.Burada bir çeşit gözetleme kulesi gibi bir şey var;Darağacı fikride kafamızda uyanıyor ama ben gözetleme kulesi olduguna karar verdim.

Bir diğer önemli yer ise,1934 yılında yapılan ve Nazi Rallilerinin de yapılması planlandığı Zeplin alanıİşgalden sonra buradaki bazı sütünlar,ve gamalı haç gibi temsili özellikler Amerikan güçleri tarafından bombalanıp,imha edilmiş ama su anda bile restore edilmiş o atmosfere rağmen,insanın tüylerini diken diken ediyor.

Bir diğer Almanya konserimiz 21 Ocak 2012 günü Stuttgart,ilgili yazımı yakında okuyabilirsiniz.Şimdilik hepinize güzel ve müzik dolu günler diliyorum.

Barış Sarıdede ”Unut Unutabilirsen” Video Klibi yayında!

Öncelikle sosyal medya platformlarında yer alacak şarkının klibi,daha sonra televizyonlarda da yayınlanmaya devam edecek.

İşte Barış Sarıdede’yi sizlerle tanıştıracak ilk video çalışması..

Unut Unutabilirsen..

Müzik Zor Zanaat-MIŞ!

Her zaman taksiye bindiğimiz zaman müzisyen olduğumuz anlayan taksici abi veya amca veya kardeş,her kimse ;

- Sizin işte kıyak iş valla;Ne güzel hem çalıyonuz,hem üstüne para alıyonuz!der ya,işte o anda sende ona işin zorluklarını anlatmaya başlarsın..Başlarsın da;ne gerisi gelir;ne buna yol yeter.Bir sen bilirsin,Bir senin gibi yıllarını MÜZİK adı verilmiş,o müthiş mesleğe gönül verenler bilir,anlar..Taksici yine yollara düşer,sen yine anlattıklarınla kala kalırsın..Taksici sendikasına gider,eylem yapar,sesini duyurur,Başbakan gelir bakar,evet der,çözün adamların sorununu..Sana da sırtını döner,”Çalmayıversinler” der..oysa ki ülkede bu kadar çalan çırpan varken,Fikir ve Sanat kanunları işlemez,Müzisyen yine sorunlarıyla kala kalır..

 

Bazen düşünüyorum,Oturmuş bir sosyal devlet olsak,zaten sanatcısına da sahip çıkar,el verir destekler..Biz ne halt yemeye burada müzik yapmaya çalışıyoruz?

İşte orda ki nokta,yukarılardan geliyor sanırım..El çekmeye çalışsan da el çektirmez sana bir kuvvet.yapamazsın,için elvermez;3 kuruş daha az kazanayım ama müzik yapayım dersin.Diğerleri senin mesleğine özenir ama hiç bulaşmaz;neden bulaşsınlar ki?Bugun kaç müzisyen refah içinde yaşayabilir?

Sistem müzisyenleri hariç tabi ki,Onlar her dönem yollarını bulurlar;ben onları biraz da politikacılara benzetiyorum.Bir koltuk bulmaya görsünler,Bir bakmışsımn A  partisi,öbür dönemC partisi;Sistem Müzisyenleri de böyledir.

Örneğin İngiltere neden müzikte bu kadar ilerde??
Çünkü buna fon bile ayrılıyor.:Devlet tarafından Bknz..

http://www.culture.gov.uk/what_we_do/creative_industries/default.aspx

Sonra da SELLİNG BRITISH MUSIC TO THE WORLD..Tabi satarsınız abi..bizde alırız paşa paşa..Her yarışma programı formatını aldığımız gibi..AKIL!

Şimdi aranızdan bazı sevgili panpişler, ”E be moruk sende Pop Camiasında çalan birisin,yapıyosun indirigandileri” diyebilir;Lakin bunun Pop’la Rock’la,Veya genel anlamı ile müzisyenlikle Alakası yok;Burada tamamen Ahlak’tan bahsediyorum.A_H_L_A_K! Sözlük anlamı :” Ahlak, kelimenin en dar anlamıyla, neyin doğru veya yanlış sayıldığı (sayılması gerektiği) ile ilgilenir. Terim genellikle kültürel, dinî, seküler ve felsefi topluluklar tarafından, insanların (subjektif olarak) çeşitli davranışlarının yanlış veya doğru oluşunu belirleyen bir yargı ve ilkeler sistemi kavramı ve/veya inancı için kullanılır.”Dolayısı ile müzisyenliği zorlaştıranlarda müzisyenlerdir;Bu konuda  yıllardır müzik piyasasını bu hale getirenlerin yapımcılar olmasına benziyor.Ben Dünya’da  hem sesi,hem tipi,hemde hiçbir albenisi olmayan bir produksiyona para harcayan veya harcanmasına izin veren bir prodüktör görmedim.Yıllarca MÜZÜK  veya MAXİ JİNGLE diyen, CD’yi laptopa,elemanını çağırıp taktıran yapımcıların elindeki ”MÜZİK SEKTÖRÜ’de özellikle son 6-7 senedir kan ağlıyor..Çok normal? Hiper Normal!! E sektör bu halde olunca hacimsizleşiyor ve ne yeni gelen müzisyeni besliyor;ne de bir gelişim oluyor.istanbul Nüfüsuna sahip olmayan onlarca ülkede İstanbul’daki stüdyoların toplamı kadar m2′ya sahip stüdyolar var;Onlardan bizi farklı kılan nedir?? ANLAYIŞ?? Evet..ANLAYIŞ!

Biz neye sahip çıkmışız ki,Müziğe çıkalım?Daha geçen gün tarihi bir bina daha küllere döndü..Sizce yandı? Hiçbir tarihi eserin kül olup otoparka olmasını isteyeceğini sanmam..Yanmamak için inat etmiştir..
Neyse konuyu hepten çıkmaz yerelere sokmadan,basitçe bir müzisyenin genel sıkıntılarını düşünelim.

Eğer müzisyen olacaksınız??Bunları unutmayın..Birincisi ister profesyonel olsun,ister amatör ister yarı amatör,bence tüm müzisyenler kötü şartlarda çalışıyorlar.istinalar vardır elbette ama,Eline telefon alanın menajer oldugu bir ortamda,elektrikçinin tesisatcı olması da normal.O yüzden çaldığınızdan ne keyif alırsın,ne de bir çözüm bulabilirsiniz.Barlarda kulislerin hali (şayet varsa,yoksa zaten bir kenarda bekler durursun) pislik içindedir.Müzisyensen orada personelle sorun yaşarsın.Sarkıcınız bir anda evrim değiştirir ve seni bir anda tanımayabilir.Patronların klasik cümnleleri vardır”Kredi Kartıyla ödedi herkes para yok,haftaya” ya da ”Yemişçi geldi,Biracı geldi,ona ödeme,ama bende paranız kalmaz” gibi..Bunlara hazırlıklı olmak lazım :)

İkincisi..Müzisyen çevresi..İnanılmazlar..Sahnedeki gerçek müzisyen (Özellikle Ülkemizde) Sanatçı olarak yaşamalıdır..Nasıl yani?? yani sadece aklında müzik değil genel anlamda yaşamla ilgili de örnek olabilecek davranışları olmalıdır.
Sanıyorum ki,Ülkemizin dogmatik travmaları bizim müzisyenlerimizi etkisi altına alıp birer FIRIN haline getirmiş.(ekmek dışında başka bir sey konuşmazlar)..Hayata dair konuşacak iki kelimesi olmayan biri bence müzisyen değildir..Olmaz..Mantığına aykırı..Yukarıdaistisnaların kaideyi bozmayacağını yazmıştım,buradan bana kimse alnımasın sakın :)

Diyelim inat ettin ve direndin..Müzik yapıyorsun.Bir şekilde hayattasın..Ama içinde bir dürtü var..Hadi ilerle..Hadi ilerle..Örnek,ben Müzik Yapımcısı olmak isterdim hep;ve bunun için  öncelikle müziği iyi bilmenin gerekli olduğunu düşünürdüm ki,(Dünya’da böyle,Ben Ahmet Ertegün veya Antonio La Reid gibi yapımcılardan gördüğümü analiz ediyorum)tamamen yanlışmış.. :) Ülkemizde bence önce Fast Food zinciri açıp veya İnşaat Sektöründen parayı vurup,Müzik sektörüne geçince kıymet buluyorsun..Yapım kısmı çok daha zor.Vergisi..KDV’si,Dağıtım kısmı..Özelliklede bu kısım..Dağıtım..

Basit bir örnek..Dağıtım nedir?? Siz bir yapım hazırlarsınız..ve bunu D&R gibi şirketlere verirsiniz onlarda satarlar..mantık bu değil mi??Ama satmazlar..Onların kriterleri vardır..DMC gibi bir şirketin kuruluşu olunca ve tekelleşince sana yardımcı olmak için telefonu açmazlar..Sende aracı bir şirkete peşinen % 30′unu öder,Albümü dağıtıttırsın..O da ancak adamların keyfine kalmış tabi..Peki yapım masrafları,dağıtım,klip derken Sana ne kalır..Neyse..Hiç kalır.. :)

Klip..Uuuhh.Başka bir kabus :) Kral Tv diye bir fenomen var;Artık bilmeyen yok,1 Ay klip 10000 TL..?? yahu bu nasıl bir iş? Ben sana malzeme hazırlıycam sen benden üstüne para alıcan?peki garanti var mı?  Yok! Power’da ayrı bir hendek bence.Bir kurul var kurula giriyorsun.Bu ne yahu ÖSS mi?

Bunları yazmaktaki amacım bir gazla millete vermek veriştirmek değil,yaşanan ve gerçek konular bunlar..Birşeyler iyiye gidiyor falan kafasından kurtulun artık,Birçok HALK EĞİTİM MERKEZİ’nde bile gitar,piyano veya çok sesli enstrumanların kursları kaldırılıp,onların yerine bağlama,semz vs.gibi dersler konuyor.Bağlama olmasın diyen yok elbette,ama hepsi olsun..İşin okulundan,Unkapanına,Sahnesinden,Müzik ile ticari ilişkisi olana,Bizim anlayışımız böyle olduğu sürece..herkes sektörde kendi ipini çekmeye devam edecek..Neden müzik satılmıyor denecek..ve hergün binlerce kez müzik adına ağıtlar yakılacak…

DEVAMI GELEBİLİR…

 

EMI Satıldı!

http://musically.com/members/wp-content/uploads/2011/06/Emi2.png

İngiliz müzik yapım ve yayın şirketi Electric and Musical Industries (EMI), iki parça halinde 4,1 milyar dolara satıldı. Amerikalı Citigroup’a ait EMI’nın müzik yapım bölümünü, müzik, televizyon, telekomünikasyon ve internet sektöründe faaliyet gösteren Fransız medya grubu Vivendi bünyesindeki Universal Music Group 1,9 milyar dolara, yayın şirketi bölümünü ise Sony/ATV başkanlığındaki konsorsiyum 2,2 milyar dolara satın aldı. Universal Music Group ve Sony/ATV Music Publishing başkanlığındaki konsorsiyum, yaklaşık 5 ay süren yoğun görüşmelerden sonra rakipleri Warner Music Group ve BMG karşısında zafere ulaştılar. EMI’yi 2007′de 6,8 milyar dolara satın alan özel sermaye şirketi Terra Firma, bu satın alma için Citigroup’tan 4,2 milyar dolar borçlanmış, ancak bu borcunu ödeyemeyince Citigroup EMI’nin kontrolünü ele geçirmişti. Citigroup, Haziran ayında EMI’yi satılığa çıkarmıştı. Sony ve Michael Jackson’ın 1995 yılında yarı yarıya ortak olduğu Sony/ATV Music Publishing şirketinin, konsorsiyumda yüzde 38 paya sahip olduğu, konsorsiyumda ayrıca Blackstone Group, Abu Dhabi’den Mubadala Development ve Raine Group şirketlerinin bulunduğu belirtildi.Universal Music Group’un Başkanı ve Üst Yöneticisi (CEO) Lucian Grainge yaptığı açıklamada, “Bir İngiliz olarak benim için EMI, onunla büyüdüğüm seçkin bir müzik şirketi. Sanatçıları ve müzikleri bana gençlik yıllarımı anımsatıyor” dedi. Ünlü İngiliz müzik grubu Beatles’ın müzik kayıtlarını yaptığı Abbey Road Stüdyoları’nın, “İngiliz kültürünün sembolü” olarak açık kalacağını ifade eden Grainge, “Universal Music Group, EMI’nin kültürel mirasını ve sanatçı çeşitliliğini koruyacağız ve gelecekte şirketin varlıklarını büyütmek için sanatçılarına ve çalışanlarına yatırım yapacağız” diye konuştu. Anlaşmaların onaylanması Universal Music Group’un kayıtlı müzik sektöründe küresel piyasada en büyük paya sahip olması ve Sony/ATV’nin yayıncılıkta bir numaraya yerleşecek olması nedeniyle her iki anlaşmanın da Avrupa, ABD, Japonya ve Avustralya’da düzenleyici kurumlar tarafından büyük bir titizlikle incelenmesi bekleniyor. Anlaşmaların onaylanması halinde Universal Music Group küresel müzik piyasasının yüzde 36′sını, dünyanın en büyük müzik piyasası ABD’de ise yüzde 39′unu kontrol altına alacak. Düzenleyici kurumlar için daha fazla kaygı verici durum şirketin Avrupa müzik piyasasındaki payının yüzde 50′yi aşacak olması. Universal Music Group şu anda ABD müzik piyasasının yüzde 30′unu, EMI yüzde 9′unu, Sony yüzde 29′unu ve Warner Music yüzde 19′unu kontrol ediyor. Şu anda 3 milyon kadar şarkının telif hakkını elinde bulunduran Sony/ATV, müzik yayıncılığında dördüncü sıradan ilk sıraya çıkacak. Avrupa’da bağımsız müzik şirketlerini temsil eden ticari kuruluş Impala, iki anlaşmanın da onaylanmaması için çaba göstereceğini açıkladı. Impala, anlaşmaların onaylanmasının Universal Music Group ve Sony/ATV’ye, sanatçılar ve müzik dağıtımcıları üzerinde aşırı müzakere gücü olanağı yaratacağını bildirdi. Universal Music Group, düzenleyici kurumları yatıştırmak için 500 milyon dolardan fazla varlığını satmayı önerdi, ancak Impala bunun yeterli olmadığını kaydetti. Bazı kesimler ise müzik endüstrisinin 10 yıl önceye göre daha zayıf ve daha parçalı olduğunu, bu yüzden yetenekli sanatçıları korumak ve desteklemek için güçlü şirketlerin yardımı gerektiğini savunarak, müzik satışlarının birlikte yüzde 80′ini kontrol eden iTunes, Google ve Amazon gibi güçlü dağıtımcıların yükselişine dikkat çekiyorlar. Vivendi CEO’su Jean-Bernard Levy, “anlaşmanın 10 ay içinde imzalanacağından emin olduğunu” söyledi. “Kanında müzik akan insanlar” Universal Music Group’un EMI’nin müzik yapım bölümünü satın almasına olumlu bakanlardan biri efsanevi rock grubu Rolling Stones’un solisti Mick Jagger oldu. Jagger, duygularını, “Bu çok olumlu gelişme ve EMI’nin bir kez daha kanında müzik akan insanların eline geçecek olmasından bilhassa memnunum” diyerek dile getirdi. Efsanevi müzik grubu Beatles başta olmak üzere Pink Floyd ve Coldplay gibi grupların yanı sıra Quenn ve Katy Perry gibi sanatçıların yayın haklarını elinde bulunduran EMI’nin geçmişi 1897 yılına dayanıyor. 1897 yılında merkezi Londra’da bulunan “The Gramophone Company” olarak bilinen şirket 1931 yılında “Columbia Gramophone Company” ile birleşerek Electric and Musical Industries (EMI) adını aldı. EMI, 1931 yılında ünlü kayıt stüdyosu Abbey Road’u açtı. EMI, 1940 ve 1950 yıllarında Amerikalı film ve kayıt şirketi MGM, Paramount Record Corporation ve Mercury Record Corporation ile Avrupa lisans anlaşmalarına imza attı. Frank Sinatra ve Nat ‘King’ Cole gibi sanatçıların bulunduğu Amerika’nın en büyüklerinden müzik şirketi Capitol Records’ı satın aldı. Japonya’da 1960 yılının başında Toshiba ile ortak kayıt şirketi kuran EMI’nin muhtemelen tarihindeki en iyi karar 1962 yılında Beatles ile anlaşma yapmasıydı. Pink Floyd ile 1967 yılında yollarını birleştiren EMI, 1969 yılında Keith Prowse Music Publishing ve Central Songs şirketlerini bünyesine dahil etti. Daha sonra müzik yayın şirketleri Screen Gems ve Colgems’in yanı sıra kayıt şirketi Liberty/United Artists’i satın alan ve 1972 yılında Queen ile anlaşan EMI, ilk cd kaydını 1983 yılında piyasaya sürdü. EMI, 1990′lı yıllarda kayıt şirketleri Chrysalis Records, Virgin Music Group, Sparrow Records ve Intercord’u satın aldı, bünyesindeki müzik gruplarına 1996 yılında Spice Girls’ü ekledi. EMI ile çalışanlar arasında Rolling Stones, The Beach Boys, Iron Maiden, Duran Duran, Maria Callas, Tina Turner, Kylie Minogue, Red Hot Chili Peppers ve David Bowie gibi isimler bulunuyor.

Basgitarist.com Test Yayınında!

Değerli kardeşim Sercan Şay’ın ısrarlı çalışması ve desteği ile basgitarist.com’u alt yapı sorunlarından uzak ve sıfırdan yeniden kurduk.

Şu anda alt yapı çalışmalarını bitirip,test yayınına başladığımız sitemizin,sadece Forum sayfasını değil,Anayüzünü de değiştiriyoruz.

Alt yapısından moderasyon sistemine kadar değişen basgitarist.com’un yeni yüzü çok yakında yayında olacak,O zamana dek üyelerimize profillerini güncellemelerini tavsiye ediyoruz.

Renk Körü Yeni Albüm Yolda..

Sertaç Ekiz
2011 yılında başladığımız RENK KÖRÜ’nün yeni albüm çalışması,hızla devam ediyor;Albüm için 8 şarkının ilk çalışmaları Sekiz Müzik Yapım’da başladı.
2011 Temmuz Ayında çıkarrtığımız tanıtım amaçlı ,Söz ve Müziği Hakkı Bulut’a ait ”SON MEKTUP”Adlı single sonrasında şimdi sıra RENK KÖRÜ’nün ilk albüm çalışmasına geldi.
Vokallerde Serhat Bayraktar;Gitarlarda Serkan Eles,Bas gitarda Erman Erkılınç ve Davulda Fırat Bayraktar’dan oluşan grubun Süpervizörlüğünü ve Prodüktörlüğünü bendeniz Sertaç Ekiz yapıyor.
”Sekiz” etiketi ile tahminen 2012′nin ilk çeyreğinde marketlere sunmayı planladığımız albümde RENK KÖRÜ’nün ilk E.P.çalışmasındaki SON adlı şarkı da yer alıyor.
Renk Körü’nün Facebook sayfasından grup hakkında detaylı bilgi ve konser tarihlerine ulaşabilirsiniz.
http://www.facebook.com/renkkoru

Barış Sarıdede;Unut Unutabilirsen Video

Temmuz ayında şirketimiz tarafından çıkan,Sevgili Arkadaşım HÜSEYİN ÖNGEN’in Prodüktörü olduğu BARIŞ SARIDEDE’nin,Pop Rock Soundundaki ilk albümü olan Farz-ı Misal adlı albümünden ilk şarkısına klip çektik.

2 gün süren klip çalışmasının yönetmen koltuğunda,yine bir önceki prodüksiyonumuz olan RENK KÖRÜ’nün Son Mektup adlı videosunu da yöneten HASAN KUYUCU vardı.

Klip çekiminin performans sahneleri DESAN/KAPTANOĞLU Tuzla Tersanalerinde tamamlandı.HÜSEYİN ÖNGEN;ALİCAN GENÇ,BUĞRA YİĞİTOĞLU’DA performans castında eşlik etti.Halen montaj çalışma süren klibimiz çok yakında;TV ve Sosyal Medya platformlarında yer alacak.

Klipten çeşitli kareler;